2018 Mayıs Bülteni

Ana Sayfa | Tüm Kategoriler
 
 

AB Komisyonu’ndan plastik çöpü azaltma planı

AB Komisyonu plastik çöple mücadele için plastik tabak, çatal, bıçak ve pipet, ambalaj gibi tek kullanımlık plastik ürünleri yasaklamayı istemektedir. AB Komisyonu çevre kirliliği ile mücadele için bazı plastik ürünlerin yasaklanmasını öngören taslağı açıklamıştır. Funke Medya Grubu’nun konuyla ilgili haberine göre komisyon plastik tabak, çatal, bıçak, pipet, kulak çöpü, plastik tutacak gibi tek kullanımlık ürünlerin AB üyesi ülkelerde yasaklanmasını önerecektir. AB Komisyonu tek kullanımlık plastik ürünlerden özellikle kolaylıkla alternatifi bulunabilecek olanları yasaklamak istemektedir. Genellikle büfelerde kullanılan, tek kullanımlık plastik yemek ambalajı üreticilerinin denizlerdeki çöplerin temizlenmesi süreci masrafına ve çevre için bilgilendirme kampanyalarının finanse edilmesi sürecine dahil edilmeleri de öneriler arasındadır. Bunun yanı sıra plastik poşet, sağlık sektöründe kullanılan bazı sıhhi ürünler ve sigara filtresi üreticilerinin de bu mali sürece dahil edilmesi istenmektedir.

AB Komisyonu bu yılın başında plastik çöp stratejini açıklamış ve 2030 yılından itibaren AB pazarındaki bütün plastik ambalajların yeniden dönüştürülebilir olmasına ve tek kullanımlık plastik kullanımının azaltılması gerektiğine işaret etmiştir. AB Komisyonu bunun yanı sıra dünya genelinde denizlere giden çöplerin yüzde 85’inin plastik olduğunu, bu çöplerin ekolojik sisteme zarar verdiğini ve biyolojik olarak yeniden işletmeye uygun olmadığını da vurgulamıştır. AB Komisyonu’nun hedefi 2025 yılında AB içinde on milyon ton plastik çöpün yeniden ürünlere dönüştürülebilmektir.

• Londra’daki Bu Kafede Ödemeler Plastik Atıklar İle Yapılıyor

Londra’da bir organik temizlik ürünleri markası tarafından düzenlenen iki günlük etkinlikte, müşteriler özel hazırlanmış sürdürülebilir yemekleri, para ödemeden, geri dönüştürülebilir plastik atıklarla ödeyerek denemişlerdir. Etkinlik için özel olarak açılan Rubbish adlı kafe, plastik ambalajların geri dönüştürülmediği takdirde binlerce yıl boyunca doğada çözünmeden kaldığına ve bu durumunda yarattığı kirliliğe dikkat çekmektedir. Bununla beraber kafe aynı zamanda plastik geri dönüşümü hakkında müşterileri de bilgilendirilmektedirler. Etkinliklik boyunca müşterilerin getirdikleri plastiklerin ne kadarının geri dönüşebilir olduğu konusunda bilgilendirme yapılmış olup, getirdikleri plastik atıkların yaklaşık %20 ile %50’sinin geri dönüşebilir olduğunu öğrenen müşteriler aynı zamanda satın aldıkları ürünlerin firmalarına neden böyle olduğunu soracaklarını açıklamıştır.

Rubbish adlı kafe aynı zamanda tasarımı ve sunulan yiyecekleri ile de dikkat çekti. Sadece geri dönüşümü malzemeler ile dekorasyonu yapılan kafede sunulan yemekler de ekolojik aşçı Tom Hunt tarafından hazırlanmış olup, 3 farklı yemek hazırlayan Hunt’ın ana kaynağı, sürdürülebilir kaynaklardan elde edilen kök sebzelerinden hazırlanmış. Hunt, bu menünün küresel çöp skandalına bir tepki olarak tasarlandığını belirtmiştir. Burada amacın gıda israfının önüne geçip, sebzenin tamamını değerlendirmek olduğuna değinen Hunt, aynı zamanda mevsiminde yemenin ve çeşitliliğin de sürdürülebilir bir menünün parçası olduğunu açıklamaktadır. Buraya gelen müşteriler aynı zamanda küresel plastik üretiminin sorunlarına ve geri dönüşüm problemi hakkında da bilgi alıyor. Müşteriler, tüketicilerin de artık tek kullanımlık plastikleri kullanmak yerine farklı alternatiflere yönelmesini gerektiğini düşünmektedirler.

• Çiğnenmiş Sakızları Toplayıp Ayakkabı Üretiyorlar

Hollandalı bir firma, sokaklarda yerlere atılan sakızları toplayarak ayakkabı yapımında kullanarak hem çevre kirliliği ile savaşıyor hem de oldukça karlı bir işe imza atmaktadır. Açıklanan verilere göre Hollanda’da her yıl yaklaşık 1,5 milyon kilogram sakız sokakları kirletiyor; üstelik bu sakızların doğada kaybolması ise 20-25 yıl sürüyor. Gumpdropp adlı firmaya bağlı Gum-tec adında bir marka, Amsterdamın çevre kirliliği konusunda izmaritten sonra en büyük kabusu olan atık sakızları toplamak ve faydalı bir sonuca dönüştürmek adına oldukça yaratıcı bir çalışma içerisine girmiştir. Temizlenmesi oldukça masraflı ve zorlu olan bu tip bir çevre kirliliği ile savaşmak adına, bir ayakkabı firması ile ortak çalışma içine girdi. Firma, şehirdeki kullanılmış sakızları eksiksiz bir şekilde toplayıp, sakızların içerisinde bulunan kauçuk yardımı ile ayakkabı tabanı haline getiriyor. Yani üretilen ayakkabıların tamamının tabanı geri dönüştürülmüş sakızlardan elde edilmektedir.

Bir tür sosyal sorumluluk kampanyasına benzeyen fakat aynı zamanda oldukça iyi de bir kar marjı bırakan bu çalışmanın sonucu, ayakkabılar oluşturulmaktadır. Bu kampanya ile hem şirket, hem sokaklar hem de bu konuda duyarlı olduğunu duyurmak isteyen tüketiciler kazanmaktadır. Üstüne üstlük bu yöntem temelinde ciddi bir “farkındalık” potansiyelini de barındırıyor.

• Naylon Poşetlere Sürdürülebilir Bir Alternatif: Bu Poşetler Bitki Kökünden Yapılıyor

Dünyada her dakika bir milyonun üzerinde plastik poşet kullanılmaktadır ve ortalamada bu poşetlerin 200 tanesinden yalnızca bir adeti geri dönüştürülmektedir. Geri kalanlar ise okyanuslarımızı, doğayı ve hayvanları tehdit etmeye devam ediyor. 2014 yılında  şirket kuran iki Endonezyalı sosyal girişimci, teknoloji ve inovasyonu kullanarak plastik poşet ve ambalajlardan doğan plastik kirliliğini durdurma amacı ile yola çıkmış olup,  Ekoinovasyon ile, tropik iklimlerde yetişen manyok (cassava) adlı bir kök bitkisinden biyoplastik poşet üretmeyi başarmışlardır. Plastik poşetlerle aynı görünüme sahip olan ve dayanıklılık açısından da plastikten geri kalmayan bu poşetler biyolojik olarak doğada %100 çözünebilmektedir.

Çözündüklerinde ise petrol türevi hiçbir materyal içermediklerinden geride toksik hiçbir madde bırakmıyor ve doğaya kompost olarak geri dönmektedirler. Bitkisel bir yapıya sahip olduklarından ise hayvanlar bu poşetleri tükettiğinde bile sağlık açısından bir zararı bulunmamaktadır. O kadar ki, şirketin kurucusu sağlığa hiçbir zararı olmadığını kanıtlamak için poşetlerden bir parça koparıp sıcak su içerisinde çözünmesine izin veriyor ve ardından da bu suyu içiyor. Şirket biyoplastik poşetin yanı sıra bitkisel kaynaklardan çatal, kaşık, bıçak, pipet, taşınabilir kahve bardağı, kase, panço ve paket servis için kullanılabilecek kaplar da üretmektedir. Tüm ürünler tahta, şeker kamışı, mısır nişastası ve manyok gibi yenilenebilir kaynaklardan sürdürülebilir yollarla üretilmektedir.

• Çevre mühendislerinden ‘naylon poşet’ kararına destek

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğine (TMMOB) bağlı Çevre Mühendisleri Odası Ankara Şubesi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 2018’in başında hayata geçirmeyi planladığı yönetmelik kapsamında, market ve mağazalarda naylon poşet kullanımının ücretli olmasına ilişkin düzenlemeye destek vermiştir. Naylon poşetlerin çevreye verdiği zararı değerlendiren Çevre Mühendisleri Odası Ankara Şubesi Başkanı İlkim Yiğit, plastik bir poşetin doğada çözünmesinin 20 yıl sürdüğüne dikkat çekerek, “Dünya genelinde yılda bir trilyon plastik poşet kullanılıyor. Türkiye’de üretilen plastiğin yüzde 3’ünü plastik poşetler oluştururken yılda 210 bin ton poşet piyasaya sürülüyor” ifadelerini kullanmıştı.Plastik poşet kullanımına ilişkin dünyadaki düzenlemeleri anlatan Yiğit, “Fransa’da 2015 yılında çıkarılan yasa ile çoğu mağaza ve marketler plastik poşet yerine kağıt poşet uygulamasına geçti.

Amerika’nın bazı eyaletleri de poşetlerin satılması yoluna gitti. İrlanda’da ise her plastik poşete 20 sent vergi uygulanıyor. Böylece kullanım yüzde 90 azaldı. Hindistan, Tayvan ve Kenya ise poşeti tamamen yasakladı” şeklinde örneklerle durumu anlatmıştır. Plastik poşetlerin kullanımı konusunda bilinçlendirme çalışmaları yapılması gerektiğine de işaret edilmiş olup,: “Elimizdeki poşetleri tekrar kullanarak yılda ortalama 288, bir insan ömrü boyunca da yaklaşık 15 bin poşet tasarruf edebiliriz.” mesajıyla kamu spotları hazırlanabileceğini dile getirmişlerdir.

• 2018 Mavi Bayrak Ödülleri Açıklandı: Türkiye Dünya Üçüncüsü Oldu
 

Uluslararası Mavi Bayrak Jürisi, 2018 yılı Mavi Bayrak ödüllerini açıkladı. Bu yıl Türkiye’de

459 plaj

22 marina

10 yatta Mavi Bayrak dalgalanacak. Ülkemizde Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV) koordinasyonunda yürütülen Mavi Bayrak Programı, uluslararası alanda Uluslararası Çevre Eğitim Vakfı-FEE koordinasyonunda dünyada 49 ülkede uygulanmaktadır. 2018 Mavi Bayrak Ödülleri’nde ilk sırada İspanya, ikinci sırada Yunanistan yer alıyor. Türkiye’nin arkasından 4. sırada Fransa ve ardından 5. sırada İtalya yer almaktadır.

Çevre eğitimi ve bilgilendirme: Mavi Bayrak Programı ve diğer FEE eko-etiketi ile ilgili bilgiler plajda sergilenmelidir. Sezon süresince farklı kategorilerde en az beş çevre bilinçlendirme etkinliği gerçekleştirilmelidir. Yüzme suyu kalitesi bilgileri (deniz suyu analiz sonuçları) plajda sergilenmelidir.Plaj kullanıcıları için yörede yer alan ekosistem, hassas doğal alanlar,  çevresel unsurlar ve kültürel alanlar ile ilgili bilgiler panoda sergilenmelidir. Plajda bulunan donanımı ve olanakları gösteren bir harita Mavi Bayrak Panosunda sergilenmelidir. Yasalara göre hazırlanan plaj davranış kuralları panoda sergilenmeli ve plaj kullanımını düzenleyen yasalar istenildiğinde kolayca ulaşılabileceği bir yerde bulundurulmalıdır.

Yüzme suyu kriterleri: Plaj, numune alım yöntemi ve numune alma takvimi konusundaki şartlara tamamen uymalıdır. Plaj, alınan numunelerin analizi konusunda yüzme suyu kalitesi analiz standartları ve şartlarına tamamen uymak zorundadır. Sanayi ve kanalizasyon atıkları plaj alanını etkilememelidir.Yüzme suyu değerleri, mikrobiyolojik parametreler için verilen limitler içerisinde olmalıdır.Yüzme suyu fiziksel ve kimyasal parametreler için verilen limitler içerisinde olmalıdır.

Çevre Yönetimi: Plajın bağlı olduğu yerel yönetim/plaj yöneticisi plajlarda çevresel denetimleri ve kontrolleri yapmak ve bir çevre yönetim sistemini oturtmak amacıyla belde bazında Mavi Bayrak Plaj Yönetim Komitesi oluşturulmalıdır. Plaj, arazi kullanımı ve işletme açısından kıyı alanları kullanımını içeren tüm yasa ve yönetmeliklere uymalıdır. Hassas alanların yönetiminde ilgili yönetmeliklere uyulmalıdır. Plaj temiz tutulmalıdır. Plaja gelen yosun ve diğer doğal bitki kalıntıları, kötü bir görüntü yaratmadığı sürece plajda bırakılmalıdır. Plajda yeterli sayıda çöp kutusu, atık konteynırı bulunmalı, düzenli olarak boşaltılmalı ve temiz tutulmalıdır. Plajda geri dönüştürülebilen atıkların ayrı ayrı toplanabilmesi için imkanlar olmalıdır. Yeterli sayıda sıhhi olanaklar (tuvalet-lavabo) bulunmalıdır.Sıhhi olanaklar temiz tutulmalıdır. Sıhhi olanaklar atıksu sistemine bağlı olmalıdır.Plajda izinsiz kamp, araç kullanımı ve herhangi bir atık boşaltımı yapılmamalıdır.Köpekler ve diğer evcil hayvanların plaja girişleri katı bir şekilde kontrol edilmelidir.Plajın bütün yapı ve ekipmanları bakımlı olmalıdır. Yörede deniz ve tatlısu hassas alanları varsa, buradaki doğal yaşamı izleme programı uygulanmalıdır. Plaj alanına ve belde içerisinde sürdürülebilir ulaşım araçları (toplu taşıma, bisiklet vb.) teşvik edilmelidir.

Can güvenliği ve hizmetler: Kamu güvenliği için gerekli önlemler alınmalıdır. Plajda ilkyardım malzemeleri bulundurulmalıdır. Kirlilik kazaları ve riskleri ile mücadele edebilecek acil durum planları oluşturulmalıdır. Plajda farklı kullanımlar sonucu olabilecek kazalara karşı önlemler alınmalıdır.Plajda kullanıcıların güvenliği için gerekli önlemler alınmalıdır ve halka ücretsiz erişim hakkı tanınmalıdır. Plajda içme suyu bulundurulmalıdır. Beldede en az bir Mavi Bayraklı plajda engelliler için tuvalet, erişim rampası gibi imkanlar bulunmalıdır.

Türkiye’deki tüm Mavi Bayrak’lı plajları buradan inceleyebilirsiniz.

• Taraklı’ ya Dev Çevre Yatırımı
 

Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu, Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) tarafından çevreye ve su kaynaklarını korumaya yönelik olarak gerçekleştirilen yatırımlara bir yenisinin daha ekleneceğini açıklamıştır. Şehirde şu anda hizmet sunan 6 atıksu arıtma tesisi bulunduğunu belirten Başkan Toçoğlu, “Şehrimize yeni bir atıksu arıtma tesisi daha kazandırmak için projemizi hazırladık. İnşallah Taraklı Atıksu Arıtma Tesisi için ihaleye çıkacağız” ifadelerini kullanarak,
“Sağlam bir şehir sağlam bir altyapıyla inşa edilir düşüncesini benimseyerek kolları sıvadık. Biz şehrimizin doğal kaynakları korunan, yeşil ve mavi ile iç içe gelişen, doğa ile barışık mimari forma sahip bir şehir olmasını istiyoruz. Bunu sağlamak için Sapanca Gölü’nün etrafını kolektörlerle çevreledik, Sakarya Nehri’ne ve Karadeniz’e atıksu karışmaması için atıksu arıtma tesisleri inşa ettik. Kanalizasyon ağımızı her geçen gün genişletiyoruz. Sakarya’yı doğası ile birlikte koruyor, doğası ile birlikte geliştiriyoruz. Osmanlı sivil mimarisinin en güzel örneklerinden birisi olan şirin ilçemiz Taraklı’ ya yatırımlarımız hız kesmiyor. Bilindiği üzere ilçemize 4 milyonluk yatırımla 25 kilometre uzunluğunda kanalizasyon hattı inşa etmiştik. Şimdi bu kanalizasyon hattı ile topladığımız atıksuları dünya standartlarında arıtarak Göynük Deresi’ne ulaştıracak Taraklı Atıksu Arıtma Tesisi’ nin projesini tamamladık. İnşallah en kısa süre içerisinde ihaleye çıkarak ilçemize ve şehrimize önemli bir yatırım daha kazandırmış olacağız.” İfadelerini kullanmıştır.

Projeye ilişkin detayları paylaşan Başkan Toçoğlu, “Taraklı Çamtepe Mahallesi’nde, yaklaşık 9 bin metrekarelik alanda, Göynük Deresi kenarında inşa edeceğimiz tesisimiz ile Taraklı’ nın atıksularını yüksek kalitede arıtarak Göynük Deresi’ne deşarj edeceğiz. Projemizin 1. kademesini 17 bin kişilik nüfusa hizmet edecek şekilde projelendirdik. İlerleyen yıllarda nüfusa bağlı olarak 2. kademe inşasını da gerçekleştirebileceğiz. Tesisimiz günde bin 720 metreküp atık su arıtabilecek kapasiteye sahip olacak. Son teknoloji arıtma sistemleriyle donatılacak. Çevreye yönelik bu ciddi yatırımımız şehrimize ve Taraklılı hemşerilerimize hayırlı olsun.”

• Hatay’da “Akdeniz’i Temizleyelim” Etkinliği

Hatay’ın Dörtyol ilçesinde, Akdeniz’e kıyısı bulunan 21 ülkede eş zamanlı yapılan “Akdeniz’i Temizleyelim-Clean Up The Med” kampanyasının Türkiye ayağı kapsamında dalgıçlar denizde, öğrenciler ise sahilde temizlik çalışmasına katılmışlardır. İtalyan Çevre Koruma Örgütü Legambiente öncülüğünde, Akdeniz’deki kirliliğe dikkati çekmek amacıyla her yıl geleneksel olarak düzenlenen kampanya kapsamında, Yaban Hayatını Koruma ve Dayanışma Derneği (YAHO-DER) öncülüğünde Yeniyurt sahilinde etkinlik gerçekleştirilmiştir. YAHO-DER Başkanı Mustafa Özer, yaptığı konuşmada, 25’incisi düzenlenen etkinliğin amacının Akdeniz’de deniz kirliliğine neden olan faktörlerin azaltılması veya engellenmesi için kamuoyu oluşturmak olduğunu söyleyerek, Akdeniz kıyılarından 1995 yılından itibaren 750 bin ton atık toplandığını ve 100 bin kilometrelik sahil bandının temizlendiğini belirten Özer, plastik maddelerin denizdeki canlılara zarar verdiğini vurgulamıştır.

YAYIMLANAN YÖNETMELİKLER

• Atıksu Altyapı Ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul Ve Esaslara İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılması Hakkında Yönetmelik Yayımlanmıştır

27/10/2010 tarihli ve 27742 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanan Atıksu Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğin 17 .maddesinin dördüncü fıkrası değiştirilmiştir.

 
 
×

DANIŞMANLIK TALEBİ

Danışmanlık istemek için aşağıdaki form ile bizlere ulaşabilirsiniz. Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizlere ulaşacaktır.