2020 Ekim Bülteni

Ana Sayfa | Tüm Kategoriler
 
 

Bakan Kurum: “Türkiye Çevre Ajansı’nın kurulması için TBMM’ye sunulan yasa teklifi Çevre Komisyonu’nda kabul edildi

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, “Daha yaşanabilir bir çevre için attığımız adımlara bir yenisini ekledik. Türkiye Çevre Ajansı’nın kurulması, Sıfır Atık’ın ve çevre dostu bisikletli ulaşımın yaygınlaştırılması için milletvekillerimizce TBMM’ye sunulan yasa teklifi, Çevre Komisyonu’nda kabul edildi. Ülkemizde ilk kez Çevre Ajansı’nın kurulmasını sağlayan düzenlememiz ile atık toplama konusunda en verimli uygulamalardan, dünyada da yaygın olarak kullanılan Depozito İade Sistemi’nin etkinliğini tek bir merkezden, Çevre Ajansı’mızdan yöneterek artıracağız” ifadelerini kullanmıştır.

Depozito İade Sistemi ile her yıl en az 1 milyon ilave atığın oluşumunun önleneceğine dikkat çeken Bakan Kurum, “Depozito İade Sistemi ile yıllık 20 milyar adedi aşan içecek ambalajlarının atıkları daha temiz bir şekilde toplanacak, 3-4 yıl içerisinde atıkların yüzde 90’ı geri dönüşüme ulaştırılacak, her yıl en az 1 milyon ton ilave atığın oluşması önlenecek. Çevrenin korunmasına yönelik toplumsal duyarlılık ve farkındalık oluşturma misyonu bulunan Türkiye Çevre Ajansı’mız sıfır atık uygulamalarının yaygınlaştırılması için çalışmalar yürütüp ilgili paydaşlara destek vererek Sıfır Atık Projemize önemli bir katkı da sağlayacak” ifadelerine yer vermiştir.
Yaptığı paylaşımda hedeflerinin 2023 yılına kadar 3 bin kilometre bisiklet yolu ve 60 bin metrekare gürültü bariyeri olduğunu vurgulayan Bakan Kurum, şunları kaydetmiştir.

“Çevre dostu ulaşım araçlarının kullanımının kolaylaştırılması ve yaygınlaştırılmasını içeren yeni düzenlemeler elektrikli skuteri yasal bir zemine kavuşturdu. Artık akan trafikte kullanılabilecek elektrikli skuter, güvenli seyir için yaş ve hız sınırlamasına tabi olacak. Teklifte Karayolları Trafik Kanununa dahil edilen bisiklet yolları ve belirlenen yerlere gürültü bariyeri inşası maddeleri ile 2023 yılına kadar ulaşmak istediğimiz 3 bin kilometre bisiklet yolu ile 60 bin metrekare gürültü bariyeri hedeflerimize emin adımlarla yürüyeceğiz. Yasa teklifinin Çevre Kanunu’na ilişkin önemli düzenlemelerinde ise atık yönetim sorumlusu, motor yağlarının yönetimi, eko etiket ve çevre kirliliğinin önlenmesinde caydırıcı etkiye sahip idari para cezaları hususlarının kapsamlarını da genişletiyoruz. Çevrenin korunması ve kaynak verimliliği için Sıfır Atık ve tüm çevre projelerimizin ardından yeni düzenlemelerin geleceğimize daha iyi bir dünya bırakma hedefimizde önemli bir kilometre taşı olacağına inanıyorum. ’Yaşanabilir Çevre’ hedefimiz dahilinde geliştirilen düzenlemenin Çevre Komisyonu’ndan geçtiği gibi yakın zamanda TBMM Genel Kurulu’ndan da geçerek yasalaşmasını ümit ediyor, başta milletvekillerimiz olmak üzere emeği geçenlere şükranlarımı sunuyorum. Milletimize hayırlı olsun.”

• Sıfır emisyonlu binalar yüzde 95’e varan enerji tasarrufu sağlıyor

Sıfır emisyonlu binaların, geleneksel binalara göre enerji talebinde yüzde 95’e varan tasarruf sağladığı hesaplanmıştır. Oxford Üniversitesince hazırlanan “Sıfır Emisyonlu Küresel İnşaat Sektörüne Doğru” raporuna göre, iklim değişikliğiyle mücadele için inşaat sektörünün karbonsuzlaşması büyük önem taşımaktadır. İnşaat sektörü, dünyada enerjiyle ilgili sera gazı emisyonlarının yüzde 39’undan sorumlu olup küresel ısınmanın 1,5 dereceyle sınırlanabilmesi için kalan karbon bütçesinin yarısını tüketebilecek büyüklükte bulunmaktadır. Dünyanın hemen her yerinde sıfır veya sıfıra yakın emisyonlu yapılar inşa edilmesi için gereken teknoloji bulunurken bu teknolojilerin maliyeti geleneksel projelerle aynı seviyede yer almaktadır. Rapora göre, sıfır emisyonlu binalar soğutma ve ısıtma faturalarını önemli ölçüde düşürerek geleneksel evlere göre enerji talebinde yüzde 95’e varan tasarruf sağlamaktadır.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) sonrası iklim dostu ekonomik toparlanmanın önemli bir parçası olarak tanımlanan sıfır karbon binalarla, inşaat sektörünün kendi başına iklime nötr bir sektör haline gelebilir fakat bunun için acilen harekete geçilmesi gerekmektedir. Raporun yazarlarından Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu Sürdürülebilir Enerji Bölümü Direktörü Scott Foster, ülkelerin küresel sıcaklık artışını 2 derecenin altında tutmayı kabul ettiğini anımsatarak “Ancak kendimizi 3 ila 5 derece arasında bir yolda bulduk. Binalar, dünyanın yaşam kalitesi hedeflerini karşılamanın ve iklim değişikliğini ele almanın merkezinde yer alıyor. Elimizdeki tüm seçenekler arasında binaları doğru şekilde inşa etme konusunda zamanlama, ölçeklendirme ve ekonomik fayda öne çıkıyor.” değerlendirmesinde bulunmuştur.Oxford Üniversitesi Smith İşletme ve Çevre Okulu Kıdemli Araştırmacısı Radhika Khosla da binalarda sıfır emisyon hedeflerine ulaşmak için enerji verimliliği uygulamalarının maksimum kullanılması gerektiğini belirterek, “Binaların sürdürülebilir bir şekilde soğutulması büyük bir zorluk. Isınan bir iklimde, soğutma ne kadar verimli yapılsa da bina enerji kullanımı artacaktır. Artan refah, alan ve konfor ihtiyaçları, sera gazı emisyonlarında artışlarla birlikte enerji talebini de önemli ölçüde arıtıyor.” ifadelerini kullanmıştır.

• Hedefimiz sıfır emisyonlu, çevre dostu makineler üretmek

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nin organizasyonuyla KBÜ Safranbolu Uygulama Konukevi’nde Teknokent’in ilk kabul edilen üç firmasının da katılımıyla imza töreni gerçekleştirilmiştir. İmza törenine Karabük Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yaşar ve Teknoloji Geliştirme Bölgesi Genel Müdürü Prof. Dr. Oğuz Fındık ile söz konusu üç firmanın temsilcileri katılmıştır. İmza töreninde Karabük Teknoloji Geliştirme Bölgesi Genel Müdürü Prof. Dr. Oğuz Fındık Teknokent’in faaliyetleri, hedefleri ve avantajlarına yönelik açıklamalarda bulunmuştur.

Teknokent’in yeni firmaları arasında yer alan firma sahibi Ali Okyay Küdün, “2014 yılında toptan kimyasal ürünlerin alım-satım faaliyetleri için kurulan firmamız, 24 Eylül 2020 tarihi itibariyle Teknokent bünyesine kabul edilmiştir. Üniversitemizin desteği ve işbirliği ile projeler geliştirerek yüksek performans sağlama hedefi ile yola çıktık” ifadelerini kullanmıştır. Firmanın Ar-Ge Müdürü Ahmet Balyemez de “Hedefimiz sıfır emisyonlu, çevre dostu makineler üretip aynı zamanda ülke ekonomisine katkı sağlayacak projeler geliştirmek ve bu konudaki sorunlara çözüm bulmak. 30 yıllık bilgi ve TÜBİTAK tecrübesi ile Düzce Üniversite’sinde başladığımız proje öncü olmuştur. Hatta bu proje Amerika Purdue Üniversite’sinde ve İngiltere Swansea Üniversitesi’nde uygulanmaya başlandı. Proje ile aynı zamanda plastik atıkların geri dönüşümüyle elde edilecek dışa bağımlı olduğumuz ikincil hammaddelerin üretimini de sağlamış olacağız. Bu bağlamda üniversite ile ortak bir çabayla kısa sürede projemizi sunmayı hedefliyoruz” şeklinde konuşmuştur.

Teknokent’te yer alan bir başka şirketin kurucusu Adnan Dayan ve Genel Müdür Şeyda Yıldız ise firma hedeflerinin yanı sıra hukuki alanda bilginin depolanmasına ve hızlı erişimine yönelik performans artıracak gelişmiş bir arama teknolojisi sunarak bu alandaki gereksinimleri gidereceklerini belirtmiştir.

• Afrika, gelişmiş ülkelerin araç çöplüğüne dönüşüyor

Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa ülkeleri, ABD ve Japonya’da kullanılmış ve hava kirliliğine yol açan ikinci el araçların yüzde 40’ından fazlasının Afrika ülkelerine ihraç edildiğini açıklamıştır.BM Çevre Programı (UNEP), kullanılmış araçların ticaretine ilişkin ilk defa hazırladığı raporda, Afrika’nın her geçen gün dünyanın araç çöplüğüne nasıl dönüştüğüne dikkat çekilmiştir.

Rapora göre, 2015 ve 2018 yılları arasında ABD, Avrupa ve Japonya başta olmak üzere gelişmiş ülkelerden eskimiş ve düşük kaliteli yaklaşık 14 milyon araç başka ülkelere ihraç edilmiştir. İhraç edilen araçlardan yüzde 40’ı Afrika ülkelerine giderken, Gambiya’ya gönderilen araçların ortalama yaşı 19, Nijerya’ya gönderilen araçların ise ortalama yaşı 20 olmuştur. Eski ve bakımsız araçların meydana getirdiği hava kirliliği bu ülke vatandaşlarında sağlık sorunlarına yol açarken, sadece birkaç Afrika ülkesi ülkeye giren araçlara ilişkin kalite ve yaş standartları koymuştur. İkinci el araçlara ilişkin düzenlemelerin zayıf olduğu Malavi, Nijerya, Zimbabve ve Burundi gibi ülkeler en fazla ölümlü trafik kazasının yaşandığı ülkeler olarak kayıtlara geçmiştir. Raporda, kullanılmış araçların ihracına ilişkin yeni düzenlemeler için tüm dünyaya çağrıda bulunulmuştur.

• Çevreci bisikletler ödül getirdi

Türkiye Belediyeler Birliği tarafından düzenlenen “Belediyeler İçin Sıfır Atık Fikir ve Proje Uygulama Yarışması” kapsamında Fethiye Belediyesi ‘Çevreci Bisikletler’ projesi ile ödül almaya hak kazanmıştır.

Çevreci bisikletler ile geri dönüşümde yepyeni bir uygulamaya giden Fethiye Belediyesi, güneş enerjisini kullanarak geri dönüştürülebilir atıkları çevreci bisikletler ile topluyordu. İlçedeki özellikle dar sokaklarda ve araç girmeyen bölgelerde hem ses hem de hava kirliliği yapmayan çevreci bisikletler, Sıfır Atık Projesi yarışmasında ödül kazandı. Ankara’da düzenlenen Sıfır Atık ve Belediyeler Kongre ve Ödül Töreni’ne katılım sağlayan Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca, çevreci bisikletler projesi ile “Başarılı Proje Fikri” ödülünü aldı.  Fethiye Belediyesi ‘başarılı proje fikri’ kategorisindeki başarısı ile 500 bin TL para ödülü kazandı. Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca, çevreye duyarlı bir belediye olarak, ‘çevre ödülü’ almaktan onur duyduğunu söyledi. Karaca, “Bu projede emeği geçen Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü personelimize teşekkür ediyorum. Bu gurur tüm Fethiye halkınındır. Mavi Yeşil Fethiye’mizin, çevreci belediye ödülünü almaktan gururluyum. Tüm katılımcılara da tek tek teşekkür ediyorum” ifadelerini kullanmıştır.

• Çevreyi korumak için servet harcandı

Türkiye’de 2015-2019 döneminde çevrenin korunması faaliyetlerine harcanan para yüzde 52 arttı. Çevre koruma harcamalarında en büyük payı “atık” ve “atık su” yönetimleri alırken, bunları sırasıyla “biyolojik çeşitliliğin ve peyzajın korunması”, “toprak, yer altı ve yüzey sularının korunması” ile “kalitesinin iyileştirilmesi” harcamaları izlemiştir.

Türkiye, son yıllarda çevrenin korunması amacıyla birçok projeyi hayata geçirirken, 2015-2019 döneminde harcanan tutar yüzde 52 artışla 163,2 milyar liraya ulaşmıştır. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden yapılan derlemeye göre, çevreyi korumak için yapılan harcama 5 yılda kademeli olarak yükselmiştir. 2015-2019 döneminde bu çalışmalara ayrılan tutar yüzde 52 artmıştır. Bu dönemde söz konusu faaliyetler için ülke kaynaklarından 163 milyar 178 milyon 952 bin 141 lira ayrılmıştır.

Çevre koruma harcamalarında en büyük payı “atık” ve “atık su” yönetimleri alırken, bunları sırasıyla “biyolojik çeşitliliğin ve peyzajın korunması”, “toprak, yer altı ve yüzey sularının korunması” ile “kalitesinin iyileştirilmesi” harcamaları izlemiştir. Atık yönetimine 2015’te 12,7 milyar lira harcanırken, geçen yıl sonu itibarıyla bu tutar yüzde 40 artışla 17,8 milyar liraya yükselmiştir. 5 yıllık dönemde atık yönetimi için 78,4 milyar lira harcama yapılmıştır. Bu tutar, çevre korumasına yapılan toplam harcamaların yarısına yaklaşmıştır. Aynı dönemde atık su yönetimine yaklaşık 60 milyar lira ayrılırken, bu tutar da toplam harcamaların yüzde 37’sine karşılık gelmektedir. Böylece atık ve atık su yönetimi faaliyetlerine toplam çevre koruma bütçesinin yüzde 85,5’i kadar para harcanmıştır. Çevrenin daha iyi korunabilmesi için Ar-Ge çalışmalarına da hız verilmiştir. Bu kapsamda 5 yılda 957,3 milyon lira kaynak aktarılmıştır. 2015’te 124,1 milyon lira olan Ar-Ge harcamaları, geçen yıl sonu itibarıyla yaklaşık yüzde 76 artarak 218 milyon liraya ulaşmıştır. Öte yandan bu dönemde radyasyona karşı koruma harcamalarında da düzenli atış gerçekleşmiştir. Bu alana 2015’te 5,2 milyon lira ayrılırken bu tutar 2019’da yüzde 59 artışla 8,2 milyon liraya yükseldi. 2015-2019 döneminde bu alana toplamda 35,1 milyon lira harcanmıştır.

• Dünyanın en büyük mobilya şirketi olan IKEA, geri dönüşüm projesi kapsamında, eski mobilyaları geri almaya hazırlanıyor

Gelecek ay uygulamaya konulacak proje ile, şirketin en çok satan raf ünitelerinden olan Billy isimli ürün ile birlikte bazı mobilyalar geri verilebilecektir. Plan kapsamında, artık istenmeyen ve geri alınacağı açıklanan ürünler için değerinin yüzde 50’si kadar kupon verilecek ve bu kuponlar mağazalarda harcanabilecek.

İsveç merkezli şirket, bu geri alma projesini, gelecek ay “Kara Cuma” ile eş zamanlı olarak hayata geçirmeye hazırlanmaktadır. IKEA’dan yapılan açıklamada girişimin “ölçüsüz tüketime karşı” bir farkındalık oluşturma amacı taşıdığı da kaydedilmiştir. Uluslararası çapta uygulamaya konulacak girişimde, mobilyaların geri alma değerleri, yıpranmışlıkları ile orantılı olarak belirlenecektir. Çiziği olmayan yeni ürünler için, satış fiyatının yüzde 50’si oranında , Birçok çiziği olan ürünlere ise yüzde 30’a kadar kupon verilecektir.  27 ülkede hayata geçirilecek proje, üzerinde döşeme bulunmayan, raf üniteleri, sandalyeler, ayaklıklar ve yemek masası gibi ürünleri kapsayacaktır. IKEA’dan yapılan açıklamada, yeniden satılamayan tüm bu ürünlerin, geri dönüşüme sokulacağı kaydedilmiştir. Şirket, tüm mağazalarında, mobilyaların yeniden satışının yapıldığı, kullanılmış veya tamir edilmiş mobilya satışı yapılan alanlar oluşturmaya hazırlanmaktadır.

• Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli: Tüm vatandaşlarımızı 11 Kasım’da fidan dikmeye davet ediyorum

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli yaptığı yazılı açıklamayla yanan orman alanlarının yeniden ağaçlandırılacağını belirterek, “Tüm vatandaşlarımızı sadece Hatay’da değil, kendi illerinde de 11 Kasım’da ‘Geleceğe Nefes’ kampanyasında fidan dikmeye davet ediyorum, her bir bölgemizin farklı iklim yapısı ve ekosistemi mevcut olduğundan bu alanların yeniden ağaçlandırılmasında hangi tür ve vasıfta fidanların kullanılacağını da Orman Genel Müdürlüğü’müz planlamakta ve hazırlıklarını yapmaktadır. Hatay ilimizde yanan alanların ağaçlandırılmasına katkı sağlamak isteyen vatandaşlarımızı her iki yanan alanda da 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü, Geleceğe Nefes kampanyası çerçevesinde bizimle birlikte fidan dikmeye davet ediyorum. Bu çalışmalara katkı sağlamak isteyen kurum ve kuruluşlarımız ile vatandaşlarımızın Orman Genel Müdürlüğü’müz ile koordineli olması, ağaçlandırma çalışmalarının başarısı açısından önem arz etmektedir. Bununla birlikte, ülkemizdeki orman yangınları konusunda duyarlılık gösteren tüm vatandaşlarımızı sadece Hatay’da değil; kendi illerinde de 11.11.2020 tarihinde ‘Geleceğe Nefes’ kampanyasında fidan dikmeye davet ediyorum’ ifadelerini kullanmıştır.

YAYIMLANAN YÖNETMELİKLER & TEBLİĞLER 

• 06.10.220 Tarih ve 31266 Sayılı Ozon Tabakasını İncelten Maddelere İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Yayımlanmıştır

• 07.10.220 Tarih ve 31267 Sayılı Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği İdari Usuller Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ Yayımlanmıştır 

• 07.10.220 Tarih ve 31267 Sayılı Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği Numune Alma Ve Analiz Metodları Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ Yayımlanmıştır

 
 
×

DANIŞMANLIK TALEBİ

Danışmanlık istemek için aşağıdaki form ile bizlere ulaşabilirsiniz. Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizlere ulaşacaktır.