2024 Şubat Bülteni

Ana Sayfa | Tüm Kategoriler
 
 

2024 ŞUBAT E-BÜLTENİ

  • - 244 Tonluk Bu Dev Damperli Kamyon Elektrikliye Dönüştürüldü

Hitachi'nin 2500 beygir gücünde ve 244 ton ağırlığında EH4000 dizel madencilik kamyonları elektrikliye dönüştürülüyor. Bu amaçla ilk prototip tamamlandı ve test için madene gönderildi.

Hitachi ile ABB arasında zorlu operasyonlarda görev yapacak devasa elektrikli bir damperli kamyon üretmeye yönelik işbirliği neticesinde ilk prototip tamamlandı.

Hitachi'nin 2500 beygir gücünde ve 244 ton ağırlığında olan EH4000 dizel madencilik kamyonlarından oluşan filosunu elektrikliye dönüştürme planı ilk olarak 2021 yılında duyuruldu. Bu amaçla, ABB ve Hitachi'deki mühendisler, tramvay benzeri enerjisini havai kataner hattından alan, dolayısıyla büyük bir bataryaya ihtiyaç duymayan bir tasarım planladılar.

Damperli kamyon, yokuş yukarı giderken bir havai hattan enerjisini alacak ve bu sırada bataryaları şarj edecek. Yokuş aşağı inerken de rejeneratif frenlemeyle enerjiyi geri kazanacak ve yine bataryalarını dolduracak. Böylece kesinti olmadan kamyonların sürekli çalıştırılması planlanıyor.

Kamyonlar, ABB'nin batarya teknolojisini ve yüksek verimli DC/DC dönüştürücülerini kullanıyor. Fabrikada ilk testlerden geçen olan prototip, Zambiya'daki Kansanshi bakır-altın madenine gönderildi. Demo ve son test programının 2024'ün ortalarında gerçekleştirileceği belirtiliyor. 

ABB Traction Mobil e-Power Başkanı Fabiana Cavalcante projeyle ilgili şunları söyledi: "Hitachi İnşaat Makineleri ile olan işbirliğimizin bu önemli adıma ulaştığını görmekten mutluluk duyuyoruz. Proje yalnızca damperli kamyonların elektrifikasyonuyla ilgili sorunların çözülmesine yardımcı olmakla kalmıyor, aynı zamanda sera gazı emisyonlarının azaltılması yoluyla düşük karbonlu bir dünyanın yaratılmasına da katkıda bulunuyor. Prototipin Zambiya bakır-altın madeninde yeteneklerini kanıtlamasını sabırsızlıkla bekliyoruz.”

  •  
  • - Çamaşır Makinelerini Daha Çevreci Hale Getirecek Filtre Geliştirildi

Atık suyunun etrafa verdiği ziyanı önlemek için Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Kimya Mühendisliği Kısmında “çok katmanlı filtre” geliştirildi. Filtre ile kirlilik yüzde 99’a kadar azaltılıyor. Filtre için patent başvurusu yapılacak.

Üç katmanlı filtrenin en üst katmanında sünger, altında atık polimer ve son evrede ise polimer kısmı bulunuyor. Birinci iki katmanda katı atıklar ayrıştırılırken, polimer kısmında yağlar ve boyar hususlar filtreleniyor.

Filtre büsbütün dönüştürülebilir gereçlerden üretiliyor. Atık polimelerden polimer üretiliyor. Filtrenin iç kartuşundaki biyokömür kısmı, zeytin kollarının oksijensiz ortamda yakılmasıyla elde ediliyor.

ÇOMÜ Kimya Mühendisliği Kısmı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Filiz Uğur Nigiz, meskenlerdeki çamaşır makinelerinde yıkanan sularda başta deterjan olmak üzere yağ, boyar husus üzere birçok kirliliğin direkt kanalizasyon çizgisine deşarj edildiğinde belediyelere çok büyük arıtma yükü bindiğini vurgulayarak şunları söyledi:

“Atık su tesislerinin bunları ileri seviyede arıtması gerekiyor. Bu çok büyük bir maliyet ve çok büyük bir yük. Tasarladığımız çok katmanlı filtrelerle eş vakitli olarak makinedeki kirlilikleri, boyar unsurları, yüzey faal unsurlarının yağlarını büyük oranda arıtmayı planladık. Birçok kirlilikte yüzde 99’un üzerinde ayırım sağladık. Biyokömür kısmında nitrat ve fosfatların giderimini sağlamayı planlıyoruz. Birkaç ön çalışmamız var. Deneysel evrede suya belli ölçüde kırmızı polyester kullandık ve tamamının filtrede tutunduğunu gördük. Onun dışında renkli halde sentetik bir çamaşır makinesi atığı hazırladık. Filtrelerimizde, filtre ettik. Tamamının filtreye tutunduğunu ve çıkan suyumuzu yüzde 99,9 saflıkta elde ettiğimizi gördük. Biz gayemize şimdilik ulaştık, yararlı olacağını düşünüyoruz”

  •  
  • - 2053’e Doğru İstanbul’un Su Kaynakları Yüzde 15 Oranında Azalabilir

“Türkiye ve İstanbul Özelinde Su-Atıksu Yönetimi Politikaları” projesi çalıştayı gerçekleştirildi.

İstanbul Sanayi Odası tarafından düzenlenen “Türkiye ve İstanbul Özelinde Su-Atıksu Yönetimi Politikaları” projesi çalıştayına akademiden, sanayiden, kamudan ve sivil toplum kuruluşlarından yoğun bir katılım gerçekleşti.

Çalıştayın açılış konuşmasını yapan İSO Yönetim Kurulu Sayman Üyesi ve Sürdürülebilirlik Platformu Başkanı Sultan Tepe, su kıtlığının dünyada olduğu kadar Türkiye’de de büyük bir tehdit yarattığını belirterek, suyun etkin kullanımı için ortak akılla hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.

Çalıştayda İTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve TÜBA Şeref Üyesi Prof. Dr. İzzet Öztürk, “İSO Türkiye ve İstanbul Özelinde Su-Atıksu Yönetimi ve Politikaları ” başlıklı bir sunum yaptı.

Öztürk, “Sıcaklık 3-4 derece artarsa, yağışlar aynı kalsa bile, havzalarda yüzde 12’ye varan azalma görüyoruz. İstanbul özelinde kötümser senaryoya göre su kaynaklarında yüzde 15’lik bir azalma söz konusu. Yüzyılın son çeyreğinde ise bu oran yüzde 30’a çıkıyor. Şimdiden buna hazır olmamız gerekiyor” dedi.

Yapılan çalışmada, sıcaklıkların Türkiye genelinde önemli oranda arttığı, buna paralel olarak erken eriyen kar örtüsünün Doğu Anadolu’da karla beslenen nehirlerin tepe akımlarını erkene kaydırdığı ve dağ buzullarının geri çekildiği ortaya konuyor.

Akdeniz ve Ege kıyılarında yapılan gözlemler deniz seviyesinin de yükselmekte olduğunu gösteriyor.

Yağışlar güney bölgelerde azalma, kuzeyde ise değişmeme veya bir miktar artma eğilimi gösteriyor. Kötümser senaryoya göre yüzyılın ortasına kadar Akdeniz Bölgesi yağış oranlarında yüzde 10 ila 20 arası azalma gerçekleşecek. Marmara Bölgesi’nin batısı, Ege Bölgesi, İç Anadolu’nun orta, batı ve güney kısımları ve Güneydoğu Anadolu’nun doğu kesimlerinde azalma yüzde 10’un altında kalacak. Doğu Karadeniz’in sahil kesimi dışında kalan alanda ise yüzde 10’a kadar artış yaşanması bekleniyor.

Türkiye’nin güney havzalarının (Dicle, Fırat, Ceyhan, Seyhan, Konya ve Akdeniz havzaları) su potansiyelinde ciddi oranlarda azalma meydana gelmesi ve kuzey havzalarındaki değişimin sınırlı kalması öngörülüyor.

Güney havzalarda yağışın azalması ile ısınma kaynaklı buharlaşma-terleme artışı da su potansiyelini azaltabilir. Kuzey havzalarında ise özellikle yüzyılın ikinci yarısında buharlaşma-terlemedeki artış su potansiyeli üzerinde baskı oluşturabilir.

İklim değişikliği dolayısıyla 2023-2053 döneminde İstanbul ve civarındaki su potansiyelinde yüzde 15’e varan azalma bekleniyor.

Bu veriler ışığında, iklim duyarlı yol haritasının projede yer alan akademisyenler tarafından detaylı çalışıldığına değinen Öztürk, raporda özellikle önemli bir alternatif su kaynağı olarak görülen arıtılmış kentsel atıksuların, endüstrilerin ihtiyacına göre kullanılması üzerinde durduklarını ifade etti.

Ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen çalışma kapsamında hazırlanan ve Avrupa Birliği’nin Mevcut En İyi Teknikler Rehber dokümanları baz alınarak NACE koduna göre verilen önerilerin uygulanması ile sanayide su verimliliği sağlanabileceği öngörülüyor.

İSO Genel Sekreter Yardımcısı Burçin Değirmencioğlu, iklim duyarlı yol haritasının bu projenin önemli bir çıktısı olduğunu vurguladı. Raporun, çalıştayda ifade edilen görüşlerin de dikkate alınarak sonlandırılacağını ve kamuyla paylaşılacağını belirtti. Çalıştayda çok sayıda farklı kurum ve kuruluş yetkilisi de görüş ve deneyimlerini paylaştı.

  •  
  • - Bal Kabağı Kabuğundan Gıda Ve Doğa Dostu Ambalaj Üretildi

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Mühendislik Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümünde bal kabağı kabuğundan gıdaların bozulmasını önleyen, polimerden yapılanların zararlı etkilerinin aksine çevreye ve gıdaya dost ambalaj üretildi.

Kimya Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Filiz Uğur Nigiz, bir yıl önce ÇOMÜ Bilimsel Projelerini Destekleme Programından destek alarak başladığı "Gıda Atıklarından Antimikrobiyal Özellikli Biyobozunabilen Gıda Ambalajı Üretimi" projesinin laboratuvar çalışmalarına devam ediyor.

Turunçgiller ve sebzeler başta olmak üzere birçok gıdanın hücre duvarında bulunan, bir çeşit nişasta olan pektini, gıda ve çevre dostu ambalajlara dönüştürmek için kolları sıvayan Nigiz, bal kabağından elde ettiği ambalaj malzemesi üzerinde çalışıyor.

Ürünün mekanik, buhar tutma ve gıda test aşamaları tamamlandıktan sonra büyük ebatlarda üretime geçilebilecek.

"İçeriğindeki bileşenler bitkilerin büyümesine pozitif etki ediyor"

Gıda ve çevre dostu ambalaj üretimi projesine ilişkin AA muhabirine bilgi veren Doç. Dr. Filiz Uğur Nigiz, turunçgiller ve sebzeler başta olmak üzere birçok gıdada bulunan pektinin, uygun şartlarda ayrıştırılıp film haline getirilebildiğini anlattı.

Bu filmleri bazı süreçlerden geçirdikten sonra kapladıkları gıdaların bozulmasını engelleyebildiklerini belirten Nigiz, "Gıdanın raf süresi uzuyor. Yaygın olarak kullanılan polimerler çok zararlı, üstelik doğada da bozulmuyor. Hem çevresel açıdan hem de ekonomik açıdan, bunları, yerine kullanabileceğimiz daha doğal şeylerle değiştirmemiz önemli." dedi.

Projeyi "Sıfır Atık" düşüncesiyle hayata geçirdiği aktaran Nigiz, şu bilgileri verdi:

"Biz bu filmleri üretip kullandıktan sonra toprağa bıraktığımızda, belli bir süre içinde bozulmasını takip ediyoruz. Aynı zamanda içeriğinde birçok faydalı bileşen de bulunduğu için topraktaki bitkilerin büyümesine de pozitif etki ediyor. Baştan sona kadar yeşil ve sıfır atık bir proje diyebiliriz. Burada antimikrobiyal özelliği sağlayan bazı esansiyel yağlarımız var. Örneğin kekik çok önemli bir antimikrobiyal. Ambalaja yapım aşamasında kekik yağı ya da yeşil çay ekleyerek, etrafında ve yüzeyinde bakteri oluşmasını da engelledik. Bunlar başarıyla sonuçlandı. Hem ekonomiye hem de çevreye fayda sağlamaya çalışıyoruz."

Ambalaj birkaç yıl içinde marketlerdeki yerini alacak

Nigiz, laboratuvar çalışmasındaki ürünü bal kabağından elde ettiklerini ancak birçok meyve ve sebze kabuğunun da bu şekilde kullanılabileceğini ifade etti.

Türkiye'de çöp ayrıştırma kültürünün fazla gelişmediğini dile getiren Nigiz, "Avrupa'da veya diğer ülkelerde çöpler atılırken, kompostlanabilir ve diğer çöp atıkları olarak ayrı ayrı atılıyor. Eğer kendi gıdalarımızdan kompostlanabilir olanları ayrı bir yere toplarsak, bunları çok daha değerli malzemelere dönüştürmemiz çok daha kolay olacak. O nedenle bizde bu kültürün öncelikle oluşması gerekiyor. Herkes gıdasını, atıklarının kabuklarını bu şekilde değerlendirebilir. Umarım bu süreç kısa zamanda bizim ülkemizde de oluşur." diye konuştu.

Laboratuvar aşamasında pektinin mekanik, buhar tutma ve gıda testlerini yapmaya devam ettiklerini aktaran Nigiz, bu aşamalar tamamlandıktan sonra en uygun formu bulup daha büyük boyutlarda üreteceklerini söyledi.

Projeyi bir yıl içinde tamamlamayı planladıklarını kaydeden Nigiz, "Diğer ülkelerde birçok gıdadan ambalaj yapıp marketlere verenler var. Biz de birkaç yıl içinde geçeriz diye düşünüyoruz. Bu konuda Türkiye'de yürütülen birçok çalışma var ama sonuçlandırılmış olarak ilklerden biri olmayı planlıyoruz." dedi.

  •  
  • - Atık Plastik Şişe Kapakları Öğrenciler Tarafından Kutu Oyununa Dönüştürülüyor

Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB) Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin Sıfır Atık Kulübü tarafından okulda toplanan su şişelerinin kapakları, zeka ve strateji oyunu "beştemse" tablası ve boncuklarına dönüştürülüyor.

Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi'nde 2019 yılında makine tasarım teknolojisi, otomasyon, elektrik elektronik, metal teknolojisi ve plastik teknolojisi alanlarında eğitim öğretime başlayan lisede, öğrenciler geri dönüşümden elde ettikleri malzemelerle farklı alanlara yönelik çalışmalar yapıyor.

Okulun Sıfır Atık Kulübündeki 35 öğrenci, geri dönüşüm için topladıkları şişe kapaklarını makine bölümü öğretmeni Ali Yar'ın gözetiminde öğütme makinesinde parçalayarak dönüşüme kazandırıyor.

Öğrenciler, geri dönüştürdükleri malzemeden okuldaki enjeksiyon makinesi yardımıyla mangala benzeri "beştemse" adlı kutu oyunun tablası ve boncuklarını üretiyor.

Okul müdürü Bülent Seğmen, AA muhabirine, 2019'da eğitim öğretime başlayan okulda makine tasarım teknolojisi, otomasyon, elektrik elektronik, metal teknolojisi ve plastik teknolojisi alanlarında faaliyet gösterdiklerini söyledi.

Son teknolojiyle donatılmış okulda 1300 öğrencinin okuduğunu anlatan Seğmen, şöyle konuştu:

"Öğrencilerimiz dışarıdan alınan siparişlerle gerçek işlerde çalışma fırsatı da buluyorlar. Okulumuzda bir iktisadi işletme var. Öğrencilerimizin sadece eğitim olarak değil bütünüyle gelişimini sağlamayı düşünüyoruz. Bu kapsamda Sıfır Atık projesine de destek veriyoruz. Okuldaki atık malzemeleri topluyoruz. Bunlardan okulda öğrencilerimizin yaptığı kalıplarla kendi makinelerimizde ürünler elde ediyoruz. Hazırladığımız kutu oyunu 'beştemse' tablaları Romanya'da yapılan bir yarışmada kullanıldı. Böylece okul olarak ilk ihracatımızı yaptık. Öğrencilerimizin kullandığı pet şişeler ve buna bağlı plastik malzemelerin hiçbiri boşa gitmiyor. Son dönemde birkaç fabrika ve bir okul, plastik atıklarını bize göndermeye başladı. Onları da ileri dönüşüm projesine dahil ediyoruz. Hem dönüşümü sağlamış oluyoruz hem de öğrencilerimizde geri dönüşüm bilincini yerleştiriyoruz. Bu arada yaptığımız kalıplar ve üretimle öğrencilerimiz gerçek bir iş üzerinde çalışmış oluyor."

"Bir oyun tablasını hazırlamak 10 dakika sürüyor"

Okulda plastik alan şefi olarak görev yapan makine bölümü öğretmeni Ali Yar da öğrencilerinin sıfır atık konusunu ön planda tuttuğunu anlattı.

Plastik atık kullanabilecekleri projeleri değerlendirdiklerini vurgulayan Yar, şunları kaydetti:

"Okulumuzda günlük 1300 şişe kapağı ortaya çıkıyor. Sıfır Atık Kulübü'ndeki 35 öğrenciyle bunları toplamaya başladık. Dünya Kumalak Federasyonu okulumuza metalden beştemse oyunu tablası üretme fikriyle geldi. Ancak maliyeti düşürmek ve sıfır atık prensibini yaygınlaştırmak için plastikten yapılabileceğini söyledik. Bu fikir çok hoşlarına gitti. Okulda ortaya çıkan su şişeleri kapaklarından oyun tablasının üretimini yaptık. Bir oyun tablasını hazırlamak 10 dakika sürüyor. Romanya'daki şampiyona için geçen yaz mevsiminde 50 beştemse oyun tablası gönderdik."

Plastik bölümü öğrencisi Azra Rüzgar da Kazakistan'ın geleneksel oyunlarından beştemsenin tablalarını hazırlamak için plastik su şişelerinin kapaklarını topladıklarını dile getirerek, "Kırdığımız kapakları daha sonra burada enjeksiyon makinalarının kalıbına aktarıyoruz. Kalıplardan çıkardığımız oyun tablalarını küçük vidalar aracılığıyla birleştiriyoruz. Dönüştürdüğümüz plastikten yararlı bir şeyler üretmek mutlu ediyor." diye konuştu.

 

  • - Güvenlik Bilgi Formları Hakkında Duyuru

 23.06.2017 Tarihli ve 30105 (Mükerrer) Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kimyasalların Kaydı, Değerlendirilmesi, İzni Ve Kısıtlanması Hakkında Yönetmeliğinin (KKDİK) 64. Maddesi ile; 13.12.2014 Tarihli ve 29204 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Zararlı Maddeler ve Karışımlara İlişkin Güvenlik Bilgi Formları Hakkında Yönetmelik (GBF) yürürlükten kaldırılmıştır.

Bu nedenle Zararlı Maddeler ve Karışımlara İlişkin Güvenlik Bilgi Formları Hakkında Yönetmelik kapsamında hazırlanmış olan ve KKDİK Yönetmeliği’nin 28 inci maddesi üçüncü fıkrası gereği güncelleme gerekliliği doğmamış mevcut GBF’lerin geçerliliği devam edecektir. Bununla birlikte, Zararlı Maddeler ve Karışımlara İlişkin Güvenlik Bilgi Formları Hakkında Yönetmelik uyarınca hazırlanmış olan GBF’leri hazırlayan kişinin belge süresi dolduktan sonra, KKDİK kapsamında belgelendirilmiş olan Kimyasal Değerlendirme Uzmanları tarafından KKDİK Yönetmeliğinin 4 üncü Kısım Hükümlerine uygun olarak hazırlanmalıdır.

Bir kimyasal maddenin yapısında herhangi bir değişiklik veya/ve KKDİK Yönetmeliği’nin 28 inci maddesi üçüncü fıkrası doğrultusunda değişiklik olması durumunda güncellenmiş halinin temin edilmesi gerekmektedir.

31.12.2023 tarihinden sonra GBFler KKDİK Yönetmeliği’nin 27 inci maddesi gereği KKDİK Yönetmeliği Ek-2 ‘ye uygun ve EK-18’e göre Belgelendirilmiş Kimyasal Değerlendirme Uzmanları tarafından hazırlanacaktır.

Ayrıca GBF’lerin Entegre Çevre Bilgi Sisteminde (EÇBS) Güvenlik Bilgi Formu Bildirim Sistemi uygulamasına yüklenmesi gerekmektedir.

 

  • - Fire Ve Atık Yönetim Prosedürü Duyurusu

Zorunlu Depozito Yönetim Sistemi kapsamında Etiket ve Ambalaj Üreticileri, Tedarikçiler, Piyasaya Sürenler, İade Noktaları, Taşıyıcılar, Aktarma Merkezleri, Doğrulama Tesislerinde, DYS işaretli etiket ve ambalaj üretimi, etiketlerin uygulanması, ambalajın taşınması, doğrulanması vb. süreçlerde ortaya çıkan etiket/ambalaj fire ve atıkları ile DYS işaretli etiket ve ambalajların baskısında kullanılan özel mürekkebin de temas etmiş olduğu atıkların etkili bir şekilde yönetimi süreçlerini açıklamak üzere Fire ve Atık Yönetim Prosedürü hazırlanmıştır.

DYS İşaretli Etiket, Ambalaj ve Özel Mürekkep Fire ve Atık Yönetimi Prosedürü için tıklayınız.

Bakanlık’tan çevre lisansı bulunan atık işleme tesislerine ulaşmak için tıklayınız.

Tehlikeli atık taşıma lisanslı firma ve araçlara ulaşmak için tıklayınız.

 
 
×

DANIŞMANLIK TALEBİ

Danışmanlık istemek için aşağıdaki form ile bizlere ulaşabilirsiniz. Müşteri temsilcilerimiz en kısa sürede sizlere ulaşacaktır.